GÜNEŞLİ BİR SABAH

Pırıl pırıl bir sabahtı. Güneşin önüne engel olacak bulut neredeyse yok gibiydi. Rüzgar tatlı tatlı esiyor, güneş ağaçlardaki tomurcukları baştan çıkarmaya çalışıyordu.
Böyle güzel bir sabaha uyanmıştı işte daha ne olsundu. Bugün işyerinde yapacağı sunum da iyi geçerse değmeyin keyfine. Traşını oldu, askıdan indirdiği takım elbisesini giydi. Parfümü sıktıktan sonra son bir bakış atıp aynaya, çıktı evden. Tabi biraz heyecan vardı, ama özgüveni de yerindeydi. Kafasında son tekrarları yapıyor, hangi espiriyi nerde yapacağını unutmamak için tekrar tekrar zihninden geçiriyordu. Ana yola çıkmadan önceki son sokakta kaldırımda ilerlerken, yandaki inşaatın çatısını yapan işçinin elinden kayan kiremit aşayığa, Tam kafasının üstüne düştü. Ve oracıkta öldü…

“GÜNEŞLİ BİR SABAH” üzerine bir düşünce

  1. Bizler her gün her saat her dakika hatta her an yeni şeylere dair planlar kuruyoruz. Ve çoğu zaman unutuyoruz. Mutlak bir planın var olduğunu, O’na karşı konulamayacağını ve bu dünyanın içinde yer alan her planın bu dünya gibi yok olacağını…

    Hani bir vakitler, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, seni tutup bağlamak veya seni öldürmek veya seni Mekke’den çıkarmak için sinsi planlar, tuzaklar kuruyorlardı. Onlar sana tuzak kurarlarken, Allah da karşı planlar yapıp uyguluyordu. Allah plan yapanların en hayırlısıdır ( Enfal 30)

    Kısa ama etkili bir yazı Allah razı olsun..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir