GÜNEŞLİ BİR SABAH

Pırıl pırıl bir sabahtı. Güneşin önüne engel olacak bulut neredeyse yok gibiydi. Rüzgar tatlı tatlı esiyor, güneş ağaçlardaki tomurcukları baştan çıkarmaya çalışıyordu.
Böyle güzel bir sabaha uyanmıştı işte daha ne olsundu. Bugün işyerinde yapacağı sunum da iyi geçerse değmeyin keyfine. Traşını oldu, askıdan indirdiği takım elbisesini giydi. Parfümü sıktıktan sonra son bir bakış atıp aynaya, çıktı evden. Tabi biraz heyecan vardı, ama özgüveni de yerindeydi. Kafasında son tekrarları yapıyor, hangi espiriyi nerde yapacağını unutmamak için tekrar tekrar zihninden geçiriyordu. Ana yola çıkmadan önceki son sokakta kaldırımda ilerlerken, yandaki inşaatın çatısını yapan işçinin elinden kayan kiremit aşayığa, Tam kafasının üstüne düştü. Ve oracıkta öldü…